2 Haziran 2016 Perşembe

Yoksulluk İçimizde - Mustafa Kutlu

Yeni maceramın sonuna geldim.Bu macerayı kafamın çok dolu olduğu bir zamanda gerçekleştirmemden ötürü ne yazsam nasıl anlatsam bilemiyorum.Ancak bu kitap biraz daha kafamızın sakin olduğu dönemde okunmalı diyebilirim.Kafımın yoğun olmasından dolayı kopup gittim devamlı ve şimdi deseniz ki ne anlatıyor bu kitap ''Eee kem küm '' diyebilirim.Tamam abartmayayım anladığım çok güzel şeyler var.Ama dilim varmıyor anlatmaya çünkü kafamı toplayıp cümle kuramıyorum şu anda.Ancak tekrar okuyacağım mutlaka bu kitabı.Ama nezamana kısmet olur bilemiyorum.Bu kiktabı Fatma Zehra Sunay'ın tavsiyesiyle almıştım okumak bu zamana kısmetmiş.Bunu okuyunca kulaklarımı çekebilir :).Neyse daha fazla konuşamayacağım şimdilik.Bir sonraki macerada görüşmek üzere.

13 Mayıs 2016 Cuma

Yabancı - Albert Camus

Yeniden merhaba sevgili blogum.Uzun zaman oldu sana yazmayalı farkındayım.Bu kitapla sana geri dönüyorum.
Meursault tam anlamıyla yazmak isteyeceğim ya da okumayı sevdiğim bir karakter.Dış dünyadan kopuk,farklı,belki biraz saf denebilir.Farklı bir dünyası var.Dışarda devamlı karşılaştığımız türden bir kişilik değil.Etrafımızda böyle olan insan sayısı çok azdır.Ben böyle karakterleri okumayı çok seviyorum.Albert Camus'nun okuduğum ilk kitabı bu..zaten 110 sayfalık bir kitap olduğundan,çabuk bitirebildim.Dili anlaşılmaz ya da zor okunan bir tarzda değildi.Kitap okumaya dönüşümü çok doğru bir kitapla yaptığımı anlıyorum.Albert Camus kesinlikle tekrar tekrar okumak isteyeceğim bir yazar.Favorilerime eklendi.
Bakalım sıradaki maceramız nereye ve kiminle?

29 Ocak 2015 Perşembe

Yurt dedikleri.

 Kaçış yerlerime birini daha ekledim.Kendimden,çevremden bir başka kaçış noktası belirledim.Yurt.Yeni bir macera başlıyor.Bambaşka insanlar,düzen,düzensizlik,ve daha da fazlası.Bakalım bu macera neler getirecek başıma.Her şey çok güzel olacak mı?Bence olacak.Olmalı.Evrene güzel enerjiler gönderelim di mi :)

7 Ocak 2015 Çarşamba

Geri kalan hayatımın ilk günü.

 Geri dönüşün zamanı geldi.İnsan ipin ucunu kaçırdı mı tekrar yakalamak çok zor oluyor.Çabalar içerisindeyim ben de.Eski halime dönmeye çalışacağım.Çorak tarla olmuş buralar.Nadasa bırakmışım kendimi. Tohum ekip sulamanın zamanı geldi.İlk ekimi bugün yapıyorum.Umarım devamı gelir.
 Son olarak...
   
       Her şey güzel olacak.

2 Kasım 2013 Cumartesi

Doğudan Uzakta - Amin Maalouf

  Doğudan Uzakta #kitapkardesligi ile okuduğum ikinci kitabım..Bakalım hangi cümleleri çizmişim.
  Adımda doğmakta olan insanlığı taşıyorum,ama ben nesli giderek tükenen insanlığa aidim.
  Gerçekten de yıllardır ne zaman Murad'ın adı geçse ve onu tanıyıp tanımadığı sorulsa, "geçmiş bir arkadaş" diyordu.Karşısındakiler çoğunlukla "eski bir arkadaş" demek istediğini varsayıyorlardı.Ama Adam sözcüklerini rastgele seçmezdi.O ve Murad geçmişte arkadaştılar,sonra arkadaşlıkları bitmişti.Bu nedenle onun gözünde en uygun ifade "geçmiş bir arkadaş"tı.
  Kısacası onu erdemleri mahvetti;beni ise kusurlarım kurtardı.
  Namuslu bir kaçak olarak kazandığım tabansızca bir imtiyazdı bu.
  Burada,geçmişte kalmış dostluğumuzu şereflendiren bir parça manevi zarafet var.
  Önce,göz açıp kapayıncaya kadar karar ver!Sonra sabırla kendi içine yönel ve bu tercihin nedenlerini anlamaya çalış.
  Ama hem ben hem de tüm insanlar için tek önemli şey,dünyaya gelmiş olmaktır!Dünyaya!Doğmak,şı veya bu ülkede,şu veya bu evde,dünyaya gelmek demektir.
  Vicdan yumağını çözmek de en az duygu ipliklerini çözmek kadar zordur.
  Yargılamıyor muyum yani?Yo,yargılıyorum,tüm vaktimi yargılamakla geçiriyorum.Gözlerini sahte bir dehşet ifadesinde açıp ," Yoksa beni yargılıyor musunuz?" diyen insanlara çok kızarım.Tabii ki yargılıyorum sizi,hem de durmadan yargılıyorum.Vicdanı olan her varlık yargılama yükümlülüğüne sahiptir.Ama benim verdiğim hükümler " sanıklar"ın varoluşunu etkilemiyor.Takdir ediyorum veya takdirimi geri çekiyorum,nezaket ayarı yapıyorumek kanıtlar ortaya çıkıncaya kadar dostluğumu askıya alıyorum,uzaklaşıyorum,yakınlaşıyorum,yüz çeviriyorum,cezayı tecil ediyorum,her şeyin üstünden sünger geçiriyorum -veya öyleymiş gibi yapıyorum.Muhataplarımın çoğu bunların farkına bile varmıyorlar.
  Eğer erkekler ve kadınlar,ilişkileri,duyguları,bedenleri hakkında serbestçe konuşabilselerdi,tüm insanlık daha gelişkin ,daha yaratıcı olurdu.Eminim bu da bir gün olacak!
  Şimdi öğle yemeğindeyiz.Yemeğin sonunda ben sana 'Bana gel,geceyi birlikte geçirelim,sana karımı tanıştırayım,yarın da buraya geri getiririm' diyorum.Ayağa kalkıyorum,sen de kalkıyorsun ve hop,gidiyoruz!Pasaportun yanında mı?
  İfadesi berrak ama anlamı bir o kadar çetrefilli,tuhaf bir cevap zihnimde ağır bastı: " Sadece çiçek toplamaya döndüm."Bir çiçeği koparıp zaten elinde tuttuğun,hatta kalbine bastırdığın bukete ekleme jesti bana hem en güzel hem de en gaddar jest gibi göründü,çünkü çiçeğe saygısını onu öldürerek gösteriyordu.
  Arkadaşı gördüklerini,"Dün gözlerimi kapattığımda yiyordu.Bugün gözlerimi açıyorum yemeye devam ediyor!" diye yorumladı.
  Sevdiklerimi teşhis edeceğim,sonra başımı sallayacağım ve örtü yeniden yüzlerinin üstüne çekilecek.
  Dolores onun arafta kaldığını söylemeyi tercih ediyordu."Ülkesi gibi,bu gezegen gibi" diye ekliyordu."Hepimiz gibi arafta"
  

Uzun Zaman Oldu.

Uzun zamandır buralara dokunmadığımı fark ettiğimde kendi kendime kızdım.Daha düzenli yazmaya çalışacağım artık.Bu arada okuduğum kitapları bir iki cümle hatırladığım kadarıyla yorumlayacağım.Ve sadece altı çizili cümlelerimden bahsedeceğim.

3 Mart 2013 Pazar

Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini

   Bu romanı anlatmaya nereden nasıl başlasam hiç bilemiyorum.Bir yerlerde bir söz okumuştum.Tam da hatırlayamıyorum ama. " Kötü insan demek, yalnızca kötülük yapan insan demek değildir.Kötülüğün gerçekleşmesine izin veriyorsan da kötü insansın." Peki bir kötülük yaptıysan bunu nasıl düzeltebilirsin? Pişmanlığın dibine vursan da hayat senden özür dileme hakkını bile aldıysa vicdanınla nasıl başa çıkabilirsin? Üstelik kötülüğe uğrayan kişi , kötülüğe izin verdiğini bilmesine rağmen seni hala koşulsuzca sevmeye devam ediyorsa...
   Temelinde dostluk kavramını işleyen romanlar beni derinden etkiler genelde.Bu romanı okumak için 3 sene beklemiş olduğuma inanamıyorum.Emir'inki kadar büyük olmasa bile en yakınlarımızın başına gelen kötülüklere izin verip vermediğimizi bi' sorgulamalıyız bence.
   Hala okumadıysanız hemen okuyun derim.
Arka Kapak Yazısı: Emir ve Hasan , Kâbil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp , aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir,ünlü ve zengin bir işadamının,Hasan ise onun hizmetkârının oğludur.Üstelik Hasan,orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa , Hazaralara mensuptur.Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri,çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır.
  Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler.Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür.Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.
  Uçurtma Avcısı arkadaşlık,ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman.Babalar ve oğullar,babaların oğullarına etkileri,sevgileri,fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı , zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.
  Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk.Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...