Doğudan Uzakta #kitapkardesligi ile okuduğum ikinci kitabım..Bakalım hangi cümleleri çizmişim.
Adımda doğmakta olan insanlığı taşıyorum,ama ben nesli giderek tükenen insanlığa aidim.
Gerçekten de yıllardır ne zaman Murad'ın adı geçse ve onu tanıyıp tanımadığı sorulsa, "geçmiş bir arkadaş" diyordu.Karşısındakiler çoğunlukla "eski bir arkadaş" demek istediğini varsayıyorlardı.Ama Adam sözcüklerini rastgele seçmezdi.O ve Murad geçmişte arkadaştılar,sonra arkadaşlıkları bitmişti.Bu nedenle onun gözünde en uygun ifade "geçmiş bir arkadaş"tı.
Kısacası onu erdemleri mahvetti;beni ise kusurlarım kurtardı.
Namuslu bir kaçak olarak kazandığım tabansızca bir imtiyazdı bu.
Burada,geçmişte kalmış dostluğumuzu şereflendiren bir parça manevi zarafet var.
Önce,göz açıp kapayıncaya kadar karar ver!Sonra sabırla kendi içine yönel ve bu tercihin nedenlerini anlamaya çalış.
Ama hem ben hem de tüm insanlar için tek önemli şey,dünyaya gelmiş olmaktır!Dünyaya!Doğmak,şı veya bu ülkede,şu veya bu evde,dünyaya gelmek demektir.
Vicdan yumağını çözmek de en az duygu ipliklerini çözmek kadar zordur.
Yargılamıyor muyum yani?Yo,yargılıyorum,tüm vaktimi yargılamakla geçiriyorum.Gözlerini sahte bir dehşet ifadesinde açıp ," Yoksa beni yargılıyor musunuz?" diyen insanlara çok kızarım.Tabii ki yargılıyorum sizi,hem de durmadan yargılıyorum.Vicdanı olan her varlık yargılama yükümlülüğüne sahiptir.Ama benim verdiğim hükümler " sanıklar"ın varoluşunu etkilemiyor.Takdir ediyorum veya takdirimi geri çekiyorum,nezaket ayarı yapıyorumek kanıtlar ortaya çıkıncaya kadar dostluğumu askıya alıyorum,uzaklaşıyorum,yakınlaşıyorum,yüz çeviriyorum,cezayı tecil ediyorum,her şeyin üstünden sünger geçiriyorum -veya öyleymiş gibi yapıyorum.Muhataplarımın çoğu bunların farkına bile varmıyorlar.
Eğer erkekler ve kadınlar,ilişkileri,duyguları,bedenleri hakkında serbestçe konuşabilselerdi,tüm insanlık daha gelişkin ,daha yaratıcı olurdu.Eminim bu da bir gün olacak!
Şimdi öğle yemeğindeyiz.Yemeğin sonunda ben sana 'Bana gel,geceyi birlikte geçirelim,sana karımı tanıştırayım,yarın da buraya geri getiririm' diyorum.Ayağa kalkıyorum,sen de kalkıyorsun ve hop,gidiyoruz!Pasaportun yanında mı?
İfadesi berrak ama anlamı bir o kadar çetrefilli,tuhaf bir cevap zihnimde ağır bastı: " Sadece çiçek toplamaya döndüm."Bir çiçeği koparıp zaten elinde tuttuğun,hatta kalbine bastırdığın bukete ekleme jesti bana hem en güzel hem de en gaddar jest gibi göründü,çünkü çiçeğe saygısını onu öldürerek gösteriyordu.
Arkadaşı gördüklerini,"Dün gözlerimi kapattığımda yiyordu.Bugün gözlerimi açıyorum yemeye devam ediyor!" diye yorumladı.
Sevdiklerimi teşhis edeceğim,sonra başımı sallayacağım ve örtü yeniden yüzlerinin üstüne çekilecek.
Dolores onun arafta kaldığını söylemeyi tercih ediyordu."Ülkesi gibi,bu gezegen gibi" diye ekliyordu."Hepimiz gibi arafta"
Adım üstümde KitapKurduEbru! Tam bir kitap delisiyim.Etrafımdaki herkes kitap sohbetimden,evden her çıktığımda mutlaka bir kitapçıya uğramamdan bıkmış durumda.Ama seviyorum.Çünkü farklı hayatlara dokunmamı sağlıyor kitap.Bakın bakalım neler neler okumuşum :)
2 Kasım 2013 Cumartesi
Uzun Zaman Oldu.
Uzun zamandır buralara dokunmadığımı fark ettiğimde kendi kendime kızdım.Daha düzenli yazmaya çalışacağım artık.Bu arada okuduğum kitapları bir iki cümle hatırladığım kadarıyla yorumlayacağım.Ve sadece altı çizili cümlelerimden bahsedeceğim.
3 Mart 2013 Pazar
Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini
Bu romanı anlatmaya nereden nasıl başlasam hiç bilemiyorum.Bir yerlerde bir söz okumuştum.Tam da hatırlayamıyorum ama. " Kötü insan demek, yalnızca kötülük yapan insan demek değildir.Kötülüğün gerçekleşmesine izin veriyorsan da kötü insansın." Peki bir kötülük yaptıysan bunu nasıl düzeltebilirsin? Pişmanlığın dibine vursan da hayat senden özür dileme hakkını bile aldıysa vicdanınla nasıl başa çıkabilirsin? Üstelik kötülüğe uğrayan kişi , kötülüğe izin verdiğini bilmesine rağmen seni hala koşulsuzca sevmeye devam ediyorsa...Temelinde dostluk kavramını işleyen romanlar beni derinden etkiler genelde.Bu romanı okumak için 3 sene beklemiş olduğuma inanamıyorum.Emir'inki kadar büyük olmasa bile en yakınlarımızın başına gelen kötülüklere izin verip vermediğimizi bi' sorgulamalıyız bence.
Hala okumadıysanız hemen okuyun derim.
Arka Kapak Yazısı: Emir ve Hasan , Kâbil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp , aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir,ünlü ve zengin bir işadamının,Hasan ise onun hizmetkârının oğludur.Üstelik Hasan,orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa , Hazaralara mensuptur.Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri,çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır.
Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler.Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür.Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.
Uçurtma Avcısı arkadaşlık,ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman.Babalar ve oğullar,babaların oğullarına etkileri,sevgileri,fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı , zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.
Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk.Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...
15 Şubat 2013 Cuma
Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez
Kitap kardeşliği ile okuduğum ilk kitap Yüzyıllık Yalnızlık'a nasip oldu.Öncelikle kitabın uzun zamana yayılmadan okunması gerektiğini düşünüyorum.Aksi takdirde konuyu hatırlamak zor olabilir.İsimler karışık gelebilir.Endişe etmeyin :). Marquez bizim için soy ağacını da koymuş kitaba.Bu aralar dikkatimi toplama da sorun yaşadığım için ben dönüp soy ağacına bakmadım.Eğer sizde bakmak istemiyorsanız isimleri,zamanı,mekanı önemsemeden okuyun.İsimlere ve zamana takıldığımızda takip etmek zorlaşabilir.Olayları kaçırabiliriz diye düşünüyorum.Okurken oldukça yavaş gitse bile bittiğinde iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu.En sevdiğim karakter Güzel Remedios. Hepimizin içinde onun gibi özgür bir ruh var.İçimizdeki özgürlüğün dışa vurumu:Güzel Remedios. Amaranta ve Rebeca'ya bir türlü ısınamadım.Sevgide gururdan nefret etmemden dolayı sanırım. Fernando'dan nefret ettim.Kraliçe gibi yetişmiş.Hah!Haspam! Ursula'nın da hakkını yememeli.Garip anam diyesim geldi :)
Ben mutlaka okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum sonuç olarak.Kitap kardeşliğine ve bu olayı başlatan StylOPuNK ' a teşekkürü borç bilirim.
Arka Kapak Yazısı: " Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda,çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum.Çok kasvetli kocaman bir evde,toprak yiyen bir kız kardeş,geleceği sezen bir büyük anne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen,adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım.Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım,ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş,on altı yılımı aldı.Büyük annem,en acımasız şeyleri,kılını bile kıpırdatmadan,sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana.Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin,onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım.Yüzyıllık Yalnızlık'ı büyük annemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım.Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan,hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım.Şaşırmadılar,çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım,kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."
Ben mutlaka okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum sonuç olarak.Kitap kardeşliğine ve bu olayı başlatan StylOPuNK ' a teşekkürü borç bilirim.
Arka Kapak Yazısı: " Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda,çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum.Çok kasvetli kocaman bir evde,toprak yiyen bir kız kardeş,geleceği sezen bir büyük anne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen,adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım.Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım,ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş,on altı yılımı aldı.Büyük annem,en acımasız şeyleri,kılını bile kıpırdatmadan,sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana.Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin,onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım.Yüzyıllık Yalnızlık'ı büyük annemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım.Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan,hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım.Şaşırmadılar,çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım,kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."
22 Ocak 2013 Salı
Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom
Kitaba doymak diye bir tabir vardır.Bilmiyorum biliyor
musunuz.O tabir bu kitap için geçerli.Okudukça doyum, haz aldığım ender
kitaplardan biri.İçimdeki felsefe sever kadını ortaya çıkardı.Hem de okurken
hiç sıkılmadım.Tam tersi.Hiç bitmesin istedim.Buna benzer bildiğiniz kitap
varsa lütfen söyleyin.Nietzsche’yi merak ettiriyor.Daha çok okuyacağım
Nietzsche hakkında kitap.
“Düşünceler duygularımızın gölgesidir,ama her zaman daha
karanlık,daha boş ve daha sade.”
“Bir kitap bizi alıp diğer kitapların üzerine çıkarmıyorsa o
kitabın neresi iyidir?”
“Ona,hakikat aşıklarının fırtınalı ya da çamurlu sulardan
korkmayacağını öğretmeye çalışıyorum.”
Ah gelip bana da öğretse ya…
Arka Kapak Yazısı: Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir
düşünce romanı sunuyoruz:Nietzsche Ağladığında.Edebiyatla da düşünülebileceğini
gösteren müthiş bir örnek…
SAHNE
Psikanalizin doğumu arefesindeki 19.yüzyıl Viyana’sı
.Entellektüel ortamlar.Hava soğuk.
AKTÖRLER
Nietzsche:Henüz iki kitabı yayımlanmış,kimsenin tanımadığı
bir filozof.Yalnızlığı seçmiş.Acılarıyla barışmış.İhaneti tatmış.Tek sahip
olduğu şey ,valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar.Karısı,toplumsal görevleri
ve vatanı yok.İnzivayı seviyor.Tanrı’yı öldürmüş.”Ümit kötülüklerin en
kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır” diyor.Daha sonra, “Kendi alevlerinizde
yanmaya hazır olmalısınız:Önce külolmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?”
diyecek.Ümitsiz.
Breuer:Efsanevi bir teşhis dehası.Ümitsizlerin kapısını
çaldığı doktor.Psikanalizin ilk kurucularından.Kırkında,bütün Avrupalaı sanatçı
ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış.Güzel bir karısı ve beş çocuğu
var..Zengin.Saygın.Hayatı boyunca “ama” pozisyonunda yaşamış biri.
Freud:Breuer’in arkadaşı.Henüz genç.Geleceği parlak.Şimdi
yoksul.
Salomé:Erkeklerin başını döndüren
kadın.Çekici.Özgür.Evliliğe inanmıyor.bazen aynı anda birçok erkekle beraber
oluyor.Sanatçıların ve düşünürleri tercih ediyor.Kırbacı var.
KONU
Bir gün,erkeklerin başını döndüren kadın,Salomé,Nietzsche’den
habersiz Breuer’e gelir.”Avrupa’nın kültürel geleceği tehlikede,Nietzsche
ümitsiz.Ona yardım edin.” der. Breuer , Salomé’yi tekrar görebilmek umuduyla “peki”
der.Böylece varoluşun kader,inanç,hakikat,huzur,mutluluk,acı,özgürlük,irade…ve
neden , nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar…
Kendisiyle ve hayatla yüzleşmekten çekinmeyenlere…
Işıldayan - Susan Mallery
Hikayesi fazla bilindik geldi bana.Beni çeken müthiş bir
kitap diyemem.Cinsel gerilimi çok fazla ve bu rahatsız edici.Daha dozunda
olmalı.Sonuçta porno kitabı okumuyorum.Ya da okuyorum da farkında değilim :P
Anlatışı pürüzsüz ancak hikâyesi bildik bir aşk hikâyesi.Klâsik.Okuyucu
şaşırtacak bir durum yok.Mutlaka okunmalı dediğim bir kitap değil.
Arka Kapak Yazısı: Sıradışı bir parti organizatörü olan
Katie Marcelli şamatanın asla eksik olmadığı geniş ailesine çok
düşkündür-kronik çöpçatanlıkları onu bezdirmiş olsa da!On sekiz yaşındaki kız
kardeşi nişanlandığını ilan ettiğinde Marcelli ailesi nihayet gerçek aşkı
kaliteli şarap ve güzel bir yemekle kutlar.Katie kız kardeşi için mükemmel
olmasını istediği düğün töreni hazırlıklarına girişir.Tek bir pürüz
vardır:Damadın babası avukat Zach Stryker oğlunun genç yaşta evlilik yapmasına
inatla karşı çıkar.Yakışıklı ve küstah avukatın cazibesine kapılan Katie ise
dikkatli olmak zorundadır:Çünkü Katie ‘yi büyük bir yardım organizasyonu için
işe alan Zach , onun geleceğini de elinde tutar.Hem kız kardeşinin kalbini
kırabilecek olan bu adama nasıl güvenebilirdi?Marcelli ailesinin kızlarından
biri için düğün çanları çalarken tutkulu bir mücadele onu beklemektedir.İradesi
güçlü bir erkeğin kalbindeki aile , aşk ve yuva kurmaya dair en derin hisleri
canlandırmak hiç kolay olmayacaktır.
Bir Psikoloğun Anıları - Can Hikmet Değirmenci
Belki de hep bir psikolog olma isteğimden dolayı bu kitap
dikkatimi çekti.Ve tek solukta okudum.Farklı bir hayata daha tanıklık etmiş
oldum.Mutlaka okunmalı diyemem.Ama sürükleyici olduğu kesin.Okusanız da
okumasanız da bir şey kaybetmezsiniz.
Arka Kapak Yazısı: Pencereye doğru yürüdüm ve dışarı
baktım.Biraz önce dinen yağmur yeniden başlamıştı.”Eylül yağmurları” diye
yüksek sesle mırıldandım.Birkaç saniye denizin dalgalarını kamçılayan yağmur
damlalarını izledikten sonra pencerenin önünden ayrılarak karşısındaki koltuğa
oturdum.Bacak bacak üstüne attım.Amacım büyülü bir trans oluşturarak psikanaliz
öncesi dikkatini çekmek ve psikolojik sorunlarının sisli dünyasından koparıp
başka dünyaların varlığını hissettirmek…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


